16 Temmuz 2013 Salı

Derin Tarih Dergisini Göreve Çağırıyorum; Mirasa Sahip Çıkın Kardeşim..!

Son yıllarda Türkçede en hazzetmediğim kavram "derin" oldu. Derin Devlet, Derin AKP, Derin bilmem ne. Benim şahsi kanaatim bir şey ne kadar "derin" ise aslında o kadar kaba, sığ ve basittir. Derin yaftalaması onun kaba ve nobran yönüne bir gizem katmaya yarıyor. "O işler sizin bildiğiniz gibi değil" babalanmasının arkasında aslında hep bildiğimiz sığlıklar çıkar karşımıza.
Derin Tarih dergisi Nisan 2012'de hayli iddialı bir kadro ile yayın hayatına başlayıp sonra bir Mustafa Armağan dergisine doğru hızla evrildi. Dergi bilginiz herşey tarih olacak gibi oldukça tumturaklı bir sloganla yola çıktı, ancak bir de baktık bildiğimiz temcit pilavlarını kaşıklamaya devam ediyor. Bu temcit pilavlarından biri de Ayasofya Müzesinin yeniden ibadete açılması meselesidir.
Bizde sağcı-muhafazakar kesim tıpkı başörtüsü gibi bu meseleyi de altını yakmadan, ılık ılık gündemde tutarak kamuoyunu yaratmaya çalışır. İşte bu dergi de henüz ikinci sayısında "bombayı" patlatarak Ayasofya'nın sahte imzalarla müze yapıldığını, derhal camiye çevrilmesi gerektiğini, orasının Fatihin Vakfiyesi olduğunu, hatta basit bir bakanlar kurulu kararı ile bunun gerçekleşebileceğini yazdılar, çizdiler. Sağcı basın durur mu, hemen atladı "haber"in üzerine. Yeni Şafak olayı manşete taşıdı. Sonra pilav tekrar kaşıklanmak üzere soğumaya terkedildi.
Şimdi bu uzun girişten sonra gelelim meramımıza. Bizzat Fatih'in talimatıyla 558 yıl önce kurulan Tarihi Haliç Tersaneleri özelleştiriliyor. Öğrendiğimize göre 250 dönümlük alanda 2 yat limanı,400 odalı 2 adet 5 yıldızlı otel, otopark 1000 kişilik cami ve İlber Ortaylı'nın deyimiyle KUTSAL AVM yapılacakmış.
Şimdi soruyorum derin tarihçilere: Burası Fatih'in vakfiyesi değil mi? AVM, yat limanı, otel dikilecek bu alan "ecdat yadigarı" değil mi? 1000 kişilik cami yapınca bu rant ve talan değişmeyecek mi? Konu Ayasofya'nın camiye çevrilmesi olunca bir patırtıdır gidiyor ama AVM olunca tıs yok. Bu duruma İlber Ortaylı bile isyan etmiş. http://www.milliyet.com.tr/koc-universitesi-nde-bizans/ilber-ortayli/pazar/yazardetay/30.06.2013/1729813/default.htm
Her 29 Ekim'de kan ter içinde gemileri karadan itekleyen Fatih'in torunları, o iteklediğiniz gemileri yaptıran Fatihin tersanelerine AVM dikiliyor, haberiniz var mı? Son olarak Başbakana özel sempati besleyen bir kısım Kasımpaşalıya sesleniyorum. Semtinize sahip çıkın. Başbakan yokken o tersaneler vardı. Hem de 558 yıldır vardı. O gittikten sonra da o tersaneler orada kalmalı. Lütfen yapılacak el kadar parka kanmayın. Fatih'in mirasına sahip çıkmak istiyorsanız nasıl sahip çıkılacağının örnekleri var. İşte onlardan bir tanesi. Avusturalya'da bir tersane sadece denizcilik müzesi ve sosyal faaliyetler için alan olarak değerlendirilmiş, AVM olarak değil...
http://www.mimdap.org/?p=120924

1 yorum:

  1. Sayın Başbakanımız yanlız Türkiye yi değil, İstanbul'un her köşesini, bilhassa Kasımpaşa'yı avcunun içi gibi bilir. Tarihini de, sosyolojisini de bilir. Yapılsın diye emir verdi ise, vardır bir bildiği. Her yer mamur olsun, pırıl pırıl olsun, turist gelsin, millet oradan ekmeğini kazansın fena mı ? İlle de tersane diyorsunuz ama zaten parka maket kalyonlar, çektirmeler filan konulacak.

    YanıtlaSil