Oldum olası kâğıtları ve başka malzemeleri kesip birleştirip yeni kompozisyonlar kurmayı seviyorum. Hatta çoğu zaman bende bu resim yapma arzusunun da önüne geçiyor. Almanların kullandığı bir kavram var: Wunderkammer İngilizler buna Cabinet of curiosities, ya da kısaca Cabinett diyor. Yani Nadirat Kabini. 16. Yy’dan başlayarak soylu aileler kendilerine ilginç gelen; egzotik, grotesk, tuhaf şeyleri bir araya getirdikleri küçük özel müzeler kurmuşlar. Rastgele bir üç boyutlu kolaj da diyebiliriz bunlara. Orhan Pamuk’un masumiyet müzesi de aslında biraz Wunderkammer’dir diyebiliriz. Bu kabinett sahiplerinin en ünlüsü Rus Çarı Deli Petro imiş. Batıda gördüğü örneklerin bir benzerini kendi sarayında kurmuş. Günümüzde en ünlü Wunderkammer kurucusu, kendi sinema müzesini kuran yönetmen Guillermo Del Toro. İşte benim kolajlarım da birer Nadirat Kabinesidir. 100-150 yıl öncenin malzemelerini yeniden kurguluyorum. Üç boyutlu değil, küçük bir defter sayfasına. Daha fazlası için bio’daki Pinterest hesabımın linkine tıklayıp takip edebilirsiniz #collage #collageartwork #collageartist #handmade #notdigital
Bir kaç işimi paylaşıyorum









