Bu kollektif cinayetin tetikçisi Zal Mahmut Ağa ise basit bir saray görevlisi iken (Kapıcıbaşı) ödüllendirilerek 1560-66 yılları arasında Anadolu Beylerbeyi görevine atanır. Artık taht yolu Sarı lakaplı Hürrem'den olma 2. Selim'e açılmıştır. 2. Selim babasının vefatından sonra ilk iş katledilen kardeşi şehzade Mustafa için Bursa'da bir türbe yaptırmak olur. İkinci olarak kardeşini katleden Zal Mahmut Ağa'yı İstanbul'a çağırır ve onu kızı Şah Sultan ile evlendirir. Ne de olsa bu Zalim paşa sayesinde tahta oturmuştur. Minnetini göstermenin en güzel yolu da bu adamı hanedanın bir üyesi yapmak olacaktır. Sarı Selim bununla da yetinmez ve Zal Mahmut Ağa'yı Divan-ı Hümayün'da 5. Vezirliğe yükseltir.
Zal Paşa, karısı Şah Sultan ile 1580 yılında aynı sene vefat eder. Vefat etmeden önce bir cinayetle elde ettiği servetini Eyüp semtinde Mimar Sinan'a yaptırdığı Zal Mahmut Ağa Külliyesine vakfeder. Bugün hala Eyüp'te Zal Paşa Caddesi ve Zal Mahmut Ağa Külliyesi ayaktadır. Orhan Asena "Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe" adlı tiyatro oyunuyla Kanuni dönemindeki bu kepazelikleri çok güzel anlatmıştır. Ya devletin başı ya da kuzgunların leşi olunan bir coğrafyanın güzel bir özeti gibidir, Orhan Asena'nın oyunları...
Zal Mahmut Paşa Külliyesi
Külliyenin Planı



Zalim sözü zal mahmut paşadanmı gelme acaba?ne külliye yaptırırsa yaptırsın acaba bu günahı allah affedermi bilemem
YanıtlaSilBöyle zalim insanların ismi yaşıyor.Şehzade Mustafa gibi yiğit bir atamızın ismine hiç bir şey yok.Rüstem paşanın katilliğini yaparak yükselen bu adamın yerine bu caminin adı şehzade Mustafa Camii olarak değitirilse daha güzel olmazmı?Mazlumun Hakkı mazluma iade edilmiş olur.
YanıtlaSil