şehzade mustafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
şehzade mustafa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

26 Ocak 2012 Perşembe

Şehzade Mustafa'nın Katili Zal Mahmut ve Amcasının Katiliyle Evlendirilen Şah Sultan

1. Süleyman'ın (Kanuni) ilk şehzadesi Şehzade Mustafa'yı nasıl katlettirdiğine daha önceki bir yazımızda değinmiştik. ( http://kulturistanbul.blogspot.com/2011/01/cihangir-camii-kanuni-ile-hurremin.html) Şehzade Mustafa üzerine çullanan 7 dilsiz cellatla baş etmeye çalışırken arkadan yaklaşan Zal Mahmut Ağa kimilerine göre kement ile, kimilerine göre balta ile genç şehzadeyi katleder. Kanuni o denli öfkelidir ki hanedana mensup bir kişinin balta ile katledilmesini gözardı eder ve hatta Şehzade Mustafa'nın cesedinin çadırın önünde sergilenmesini emreder. Maksat Mustafa'ya bel bağlayanların son umutlarını da kırmaktır.
Bu kollektif cinayetin tetikçisi Zal Mahmut Ağa ise basit bir saray görevlisi iken (Kapıcıbaşı) ödüllendirilerek 1560-66 yılları arasında Anadolu Beylerbeyi görevine atanır. Artık taht yolu Sarı lakaplı Hürrem'den olma 2. Selim'e açılmıştır. 2. Selim babasının vefatından sonra ilk iş katledilen kardeşi şehzade Mustafa için Bursa'da bir türbe yaptırmak olur. İkinci olarak kardeşini katleden Zal Mahmut Ağa'yı İstanbul'a çağırır ve onu kızı Şah Sultan ile evlendirir. Ne de olsa bu Zalim paşa sayesinde tahta oturmuştur. Minnetini göstermenin en güzel yolu da bu adamı hanedanın bir üyesi yapmak olacaktır. Sarı Selim bununla da yetinmez ve Zal Mahmut Ağa'yı Divan-ı Hümayün'da 5. Vezirliğe yükseltir. 
Zal Paşa, karısı Şah Sultan ile 1580 yılında aynı sene vefat eder. Vefat etmeden önce bir cinayetle elde ettiği servetini Eyüp semtinde Mimar Sinan'a yaptırdığı Zal Mahmut Ağa Külliyesine vakfeder. Bugün hala Eyüp'te Zal Paşa Caddesi ve Zal Mahmut Ağa Külliyesi ayaktadır. Orhan Asena "Ya Devlet Başa ya Kuzgun Leşe" adlı tiyatro oyunuyla Kanuni dönemindeki bu kepazelikleri çok güzel anlatmıştır. Ya devletin başı ya da kuzgunların leşi olunan bir coğrafyanın güzel bir özeti gibidir, Orhan Asena'nın oyunları...
Zal Mahmut Paşa Külliyesi

Külliyenin Planı


16 Ocak 2011 Pazar

Cihangir Camii: Kanuni ile Hürrem'in Büyük Günahlarının Kefareti

Malum, Muhteşem Yüzyıl dizisinde ana karakterlerden biri olan küçük şehzade Mustafa, Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'dan olmayan tek oğludur.  Mustafa, Kanuni henüz Manisa Sancakbeyi iken dünyaya geldiği için en büyük şehzade olarak taht onun hakkı idi. Hürrem Sultan kendi oğullarına iktidar yolunu açmak için öncelikle Kanuni'nin annesi Hafsa Sultan'ın ölmesini bekledi ve Şehzade Mustafa- İbrahim Paşa ittifakına karşı (Şehzade Mustafa'yı Manisa sancağındaki çocukluk yıllarından  beri İbrahim Paşa yetiştirmiş ve eğitmiştir. Dizide de bu konu yer yer işleniyor) Rüstem Paşa ile ittifak kurarak çeşitli entrikalara girişmişti.  Hürrem'in bu entrikaları başarılı oldu ve Kanuni önce İbrahim Paşa'yı sonra da kendi öz oğlunu boğdurttu. Rivayet odur ki babasının kendini boğduracağını bile bile onun çağrısına biat etmiş ve babasının adaletine boyun eğmiştir. Yine rivayet odur ki babasının otağına girdiğinde üzerine çullanan yedi dilsiz celladı alteder ancak iyice yorulmasını bekleyen Kapıağası Zal Mahmut Ağa'nın boynuna geçirdiği domuz bağırsağından yapılan kementle katledilir ve cesedi çadır dışına çıkarılarak sergilenir. Bu olaylar olurken Kanuni yan çadırdadır. Zal Mahmut'un sonra nasıl ödüllendirildiği ayrı bir yazının konusu olacaktır.


                                               (Şehzade Mustafa'nın Katli- 1553)


Bu hazin olay hem halk arasında hem de hanedan çevresinde geniş yankı uyandırır. Öyle ki Kanuni ve Hürrem'in sakat (kambur olduğu rivayet edilir) doğmuş oğulları şehzade Cihangir üvey abisinin bu şekilde katledilmesine dayanamaz ve bir gün sonra intihar eder. Bu konuda da çeşitli rivayetler vardır. Bazı tarihçiler kahrından öldüğünü, bazıları ise şehzade Mustafa'nın katledilmesinden dolayı yeniçerilerin kendisine yönelik tepkilerini azaltmak için bizzat annesi tarafından katlettirildiğini iddia eder. 

Şehzade Mustafa'nın ölümünden sonra annesi Mahidevran tamamen unutulmuş, Bursa'da çok yoksulluklar çektikten sonra Kanuni'nin yerine geçen 2. (Sarı) Selim tarafından bağlanan aylıkla geçinmek zorunda kalmıştır. Mezarı Bursa'da oğlunun türbesindedir. 



                     (Şehzade Mustafa'nın Bursa'daki Türbesi. Annesi Mahidevran Sultanla birlikte yatarlar)


Bu olaylardan sonra Hürrem ve Kanuni, belki de bu büyük günahlarının kefareti olarak, Topkapı Sarayının tam karşısına, her an görebilecekleri bir yere, o günlerin boş ve gözden ırak Tophane sırtlarına kahrından ölen-ya da intihar eden- sevgili oğulları Şehzade Cihangir'in anısına, İstanbul'un en güzel camiilerinden birini, Mimar Sinan'a yaptırdılar. 



Bugün semte adını veren bu talihsiz şehzadedir.


(Orijinali Mimar Sinan'a ait olan Camii geçirdiği depremler ve yangınlar sonucu 2. Abdulhamit tarafından yeni baştan yaptırılarak bugünkü görünümünü kazanmıştır.)