İbrahim Paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İbrahim Paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Ocak 2011 Pazar

Cihangir Camii: Kanuni ile Hürrem'in Büyük Günahlarının Kefareti

Malum, Muhteşem Yüzyıl dizisinde ana karakterlerden biri olan küçük şehzade Mustafa, Kanuni Sultan Süleyman'ın Hürrem Sultan'dan olmayan tek oğludur.  Mustafa, Kanuni henüz Manisa Sancakbeyi iken dünyaya geldiği için en büyük şehzade olarak taht onun hakkı idi. Hürrem Sultan kendi oğullarına iktidar yolunu açmak için öncelikle Kanuni'nin annesi Hafsa Sultan'ın ölmesini bekledi ve Şehzade Mustafa- İbrahim Paşa ittifakına karşı (Şehzade Mustafa'yı Manisa sancağındaki çocukluk yıllarından  beri İbrahim Paşa yetiştirmiş ve eğitmiştir. Dizide de bu konu yer yer işleniyor) Rüstem Paşa ile ittifak kurarak çeşitli entrikalara girişmişti.  Hürrem'in bu entrikaları başarılı oldu ve Kanuni önce İbrahim Paşa'yı sonra da kendi öz oğlunu boğdurttu. Rivayet odur ki babasının kendini boğduracağını bile bile onun çağrısına biat etmiş ve babasının adaletine boyun eğmiştir. Yine rivayet odur ki babasının otağına girdiğinde üzerine çullanan yedi dilsiz celladı alteder ancak iyice yorulmasını bekleyen Kapıağası Zal Mahmut Ağa'nın boynuna geçirdiği domuz bağırsağından yapılan kementle katledilir ve cesedi çadır dışına çıkarılarak sergilenir. Bu olaylar olurken Kanuni yan çadırdadır. Zal Mahmut'un sonra nasıl ödüllendirildiği ayrı bir yazının konusu olacaktır.


                                               (Şehzade Mustafa'nın Katli- 1553)


Bu hazin olay hem halk arasında hem de hanedan çevresinde geniş yankı uyandırır. Öyle ki Kanuni ve Hürrem'in sakat (kambur olduğu rivayet edilir) doğmuş oğulları şehzade Cihangir üvey abisinin bu şekilde katledilmesine dayanamaz ve bir gün sonra intihar eder. Bu konuda da çeşitli rivayetler vardır. Bazı tarihçiler kahrından öldüğünü, bazıları ise şehzade Mustafa'nın katledilmesinden dolayı yeniçerilerin kendisine yönelik tepkilerini azaltmak için bizzat annesi tarafından katlettirildiğini iddia eder. 

Şehzade Mustafa'nın ölümünden sonra annesi Mahidevran tamamen unutulmuş, Bursa'da çok yoksulluklar çektikten sonra Kanuni'nin yerine geçen 2. (Sarı) Selim tarafından bağlanan aylıkla geçinmek zorunda kalmıştır. Mezarı Bursa'da oğlunun türbesindedir. 



                     (Şehzade Mustafa'nın Bursa'daki Türbesi. Annesi Mahidevran Sultanla birlikte yatarlar)


Bu olaylardan sonra Hürrem ve Kanuni, belki de bu büyük günahlarının kefareti olarak, Topkapı Sarayının tam karşısına, her an görebilecekleri bir yere, o günlerin boş ve gözden ırak Tophane sırtlarına kahrından ölen-ya da intihar eden- sevgili oğulları Şehzade Cihangir'in anısına, İstanbul'un en güzel camiilerinden birini, Mimar Sinan'a yaptırdılar. 



Bugün semte adını veren bu talihsiz şehzadedir.


(Orijinali Mimar Sinan'a ait olan Camii geçirdiği depremler ve yangınlar sonucu 2. Abdulhamit tarafından yeni baştan yaptırılarak bugünkü görünümünü kazanmıştır.)

13 Ocak 2011 Perşembe

Makbul ve Maktul İbrahim Paşa Üzerinden Muhteşem Yüzyıl

Osmanlı tarihinin tepe noktası sayılan Kanuni dönemi resmi tarih yazımında yükseliş döneminin zirvesi, adeta bir asrı saadet dönemidir. Bir televizyon kanalında yayınlanan dizi ile yeniden gündeme gelen bu dönemle ilgili bazı şahsiyetler üzerinden fikir edinmeye çalışalım.
Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki bu tartışmalar bana bir buçuk yıl önce gösterime giren Mustafa filmini anımsattı. O filme ateş püskürenlerle bu diziye ceza yağdıranların aynı ruh iklimine ait oldukları kanaatindeyim. Tarihle yüzleşmekten kaçanlar her daim kutsallara sığınırlar.
Makbul ve Maktul İbrahim Paşa kimdir?
1- Sultanahmette şimdi Türk İslam eserleri Müzesi olarak kullanılan saray yavrusunu yaptıran adamdır.
2- Hammer tarihine göre İçoğlanlarının kendilerine ait daireleri olduğu halde, İbrahim Paşa’nın padişahın gözdesi olduğu için, efendisinin dairelerinde uyuduğunu ve yemeklerini birlikte yediklerini aktarmaktadır.
3- Kanuni'nin kız kardeşiyle evlenerek hanedana damat olmuştur.
4- Budin seferinden sonra ganimet olarak getirilen 3 tunç heykeli (Apollon, Diana ve Herkül) sarayının önüne diktirdiği için Frenk lakabıyla anılmıştır. Hatta şair Figânî, idamına neden olacak ünlü beytini söylemiştir:“Dü İbrahim âmed bedeyr-i cihan; Yeki put-şiken şüt, yeki put-nişan” (Peçevî, 59). Bu beyit günümüz Türkçesine şu şekilde çevrilebilir: İki İbrahim geldi dünyaya;biri putları yıktı, biri putlar dikti. Aşağıda İbrahim Paşa sarayının önündeki heykellerle birlikte yapılan mintatürünü göreceksiniz.
5- 15 Mart 1536 akşamı Kanuni her zamanki gibi İbrahim Paşa'yla akşam yemeği yedi. Ertesi sabah cesedi sarayın önünde boğulmuş olarak bulundu. Yaygın inanış, Hürrem Sultan'ın padişah üzerindeki nüfuzu bakımından kendisine rakip olarak gördüğü için öldürttüğü, hatta bizzat kendisinin öldürdüğüdür.
6- Ölümünden sonra ilk iş bu heykeller yıktırıldı ve saray Kapıkulu kışlası yapıldı.
7- Makbul iken Maktul oldu.

         Ortadaki Sütunda Herkül Heykeli Yer Alıyor


Makbul ve Maktul İbrahim Paşa Mısır'a gitmeden önce Sultan Süleyman'dan izin alırken 
Fethullah Arifi, Süleymanname, Topkapı Sarayı Minyatür Koleksiyonu, nr. 1517, vr321b


                                             Sarayın bugünkü hali: Türk İslam Eserleri Müzesi