(Şehzade Mustafa'nın Katli- 1553)
Bu hazin olay hem halk arasında hem de hanedan çevresinde geniş yankı uyandırır. Öyle ki Kanuni ve Hürrem'in sakat (kambur olduğu rivayet edilir) doğmuş oğulları şehzade Cihangir üvey abisinin bu şekilde katledilmesine dayanamaz ve bir gün sonra intihar eder. Bu konuda da çeşitli rivayetler vardır. Bazı tarihçiler kahrından öldüğünü, bazıları ise şehzade Mustafa'nın katledilmesinden dolayı yeniçerilerin kendisine yönelik tepkilerini azaltmak için bizzat annesi tarafından katlettirildiğini iddia eder.
Şehzade Mustafa'nın ölümünden sonra annesi Mahidevran tamamen unutulmuş, Bursa'da çok yoksulluklar çektikten sonra Kanuni'nin yerine geçen 2. (Sarı) Selim tarafından bağlanan aylıkla geçinmek zorunda kalmıştır. Mezarı Bursa'da oğlunun türbesindedir.
(Şehzade Mustafa'nın Bursa'daki Türbesi. Annesi Mahidevran Sultanla birlikte yatarlar)
Bu olaylardan sonra Hürrem ve Kanuni, belki de bu büyük günahlarının kefareti olarak, Topkapı Sarayının tam karşısına, her an görebilecekleri bir yere, o günlerin boş ve gözden ırak Tophane sırtlarına kahrından ölen-ya da intihar eden- sevgili oğulları Şehzade Cihangir'in anısına, İstanbul'un en güzel camiilerinden birini, Mimar Sinan'a yaptırdılar.
Bugün semte adını veren bu talihsiz şehzadedir.
(Orijinali Mimar Sinan'a ait olan Camii geçirdiği depremler ve yangınlar sonucu 2. Abdulhamit tarafından yeni baştan yaptırılarak bugünkü görünümünü kazanmıştır.)



