3 Eylül 2011 Cumartesi

Fatih'in Kütüphanesi-2

Bir önceki yazımda Fatih'in 1465 yılında sarayına çağırdığı bilginler aracılığıyla Batlamyus'un kitaplarını Latince, Arapça ve Türkçeye çevirtmesi konusuna değinmiştim. Devam edelim.

Mehmet'in astronomiye olan ilgisi onun çağın en büyük astronomlarından sayılan Ali Kuşçu ile temas etmesinini sağladı. Semerkant'lı olan Ali, Timur'un torunu olan Uluğ Bey'in Semerkant'taki sarayında onun doğancılığını yapıyordu. Kuşçu lakabı oradan gelir. Bir dönem Uluğ beyin Çin elçiliğini de yaptı. Daha sonra Müneccimbaşı (Baş astronom) sıfatıyla gökyüzü haritaları çıkardı. 1438 yılında yayınlanan haritalar 19. yy.a dek geçerliliğini korudu. Bu kataloglar Farsça yazılmasına rağmen Arapça ve Türkçe'ye de çevrildi. Ali Kuşçu daha sonra Uzun Hasan'ın himayesine girdi ve onun Tebriz elçisi oldu. Bu sırada Mehmet Ali Kuşçu'ya haber göndererek İstanbul'a davet etti. Ali Kuşçu elçilik görevi 1472'de sona erince İstanbul'dan refakat etmesi için yollanan 200 nedimenin korumasında İstanbul'a hareket etti. Bu yolculuk sırasında yazdığı 194 sayfalık bir matematik kitabı olan Risalet-ül Muhammediyye'yi sultana sundu. Ertesi yıl yine 174 sayfalık Risalet-ül Fethiyye adlı bir astronomi kitabı yazdı. Her iki kitabın kopyaları Ayasofya Kütüphanesi kayıtlarında yer alır.

Mehmet sadece astronomiye değil tarihe, özellikle antik yunan ve Roma tarihine de ilgi duymaktadır. 1460 yılında Mora işgal edilince Mora despotu Demetrios Palailogos'un kızkardeşi Helen İstanbul'a getirtildi ve sultanın haremine alındı. Ancak Prenses Helen'le birlikte onun hocası olan İoannnes Dokeianos'ta sultanın hizmetine girdi. Büyük bir bilgin olan İoannnes Dokeianos'un bir kopyasını çıkardığı Homeros'un İlyada adlı destanını 1463 yılında sultana sundu. Mehmet'in İlyada'yı okuduğunu biliyoruz. Kritovulos'un şehadetine göre Mehmet bir seferi sırasında Troya'ya uğramış, Troya savaşının yapıldığı araziyi gezmiş, mezarları ziyaret etmiştir. Ayrıca Papa Pius'a yazdığı bir mektupta Truvalı Hektor'un intikamını almaktan bahsetmiştir. Ancak tüm bunlar başka bir yazının konusu olabilir.

Bugün Vatikan kütüphanesi envanterinde yer alan Aziz Thomas Aquinos (Akinolu Thomas) Summa Contra Gentiles adlı kitabının Mehmet'in kütüphanesinden çıkma olduğu bilinir. Dimitrios Kynodis tarafından Latinceden Yunancaya tercüme edilmiş olan bu eser Vatikan arşivine 1475 de girdiğine göre bu tarihten önce çevilmiş olması gerekir. Onun felsefeye olan ilgisinin bir diğer göstergesi de Sir Steven Runciman'ın "en özgün Bizans düşünürü" olarak nitelediği Georgios Gemistos Plethon (1355-1452) eserleriyle ilgilenmesidir. Avrupa rönesansının gizli dini sayılan yeni-platonculuğun temellerini attığı eserlerinde Hristiyanlık ile Müslümanlığın Paganizm üzerinden sentezini savunur. Raby'e göre Mehmet'in kütüphanesinde Plethon'un üç eseri yer alıyordu. Yeni Platoncu metinlerinin tam derlemesi olan Chaldean Cronicles, Zeus'a övgü niteliğindeki Nomoi ve Zoroastreorum et Platonicorum'un Arapça çevirisi.

(Aziz Akinolu Thomas)

Mehmet'in Yunan ve Roma tarihine olan ilgisi ile ilgili Domenico Hierosoliminato adlı bir adlı bir hekimin anılarından faydalanabiliriz. Ona göre Mehmet'in Büyük Constantinos kütüphanesinden toplam 120 ciltlik çok değerli Roma ve Bizans el yazmasını kendi kütüphanesine topladığını öğreniyoruz. Yine Kritovulos'un yazdığına göre Mehmet, Büyük İskender'e hayrandı ve onun bir biyografisini okumuştu. Ayrıca kütüphanesinde Tarih-i Ayasofya ve anonim bir eser olan Deigesis yer alır.  İstanbul'un fethinden önce yapılmış ve günümüze ulaşmış  yegane haritasını yapan Floransalı denizci Cristoforo Buondelmonti'nin yayınladığı Ege Denizi Adaları (Liber İnsularum Archipelagi) adlı eserinin de Fatihin kütüphanesinde yer aldığını biliyoruz. Bunun dışında Mehmet'in Dinler tarihine duyduğu ilgiyi gösteren iki kitaptan ilki Süleymanın Ahdi Süryanice'den Rumcaya çevrilmiş ve Mehmet'e ithaf edilmiştir. Diğeri Mordechai ben Eliezer Comtimo adlı bir Yahudi bilgini tarafından tercüme edilen İbn-i Meymun'un Şaşırmışların Kılavuzu adlı eseridir.


Fatihin kütüphanesinde bulunduğu tespit edilen diğer Rumca el yazmaları şunlardır:
Hesiodos'un Theogonia (Tanrıların Doğuşu)
Oppianos'un Halieutika (Balıkçılık Üzerine)
Planudes'in Ezop'un Hayatı ve Ezop'un Fablları, Mezarında bulunan Hippokratesin Kehanetleri ve Lir Sanatı ve Derlemesi
Antonios Monakhos'un Mukaddes Sözlüğü
Anonim Değerli Taşlar ve Hayvanların Özellikleri Üzerine
Manuel Moskhopoulos'un Gramer; Gramer, Fiil Çekimleri ve Tasnifi
Pindaros'un Olimpia Adaları


Elbette Mehmet sadece batılı kaynaklar'dan değil doğulu kaynaklardan da beslenmiştir. Bu kaynakları da gelecek yazıya bırakalım...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder